Genel

Şizofreni Nedir? Belirtileri Nelerdir ?

Şizofreni insanların hayatlarında yaşadıkları tramvatik olaylara bağlı olarak kişilerde kendini göstermektedir.

 

Şizofreni Hastalığının Tarihsel Gelişimi

 

Şizofreni hastalığı ilk olarak 1853 yılında Benedict Morel tarafından ortaya atılmış olup, özellikle erken yaşlarda rastlanan bunama olarak teşhis edilmiştir. 1893 yılında ise Alman hekim Emil Kraepelin şizofreni hastalığının bir beyin hastalığı olduğunu öne sürmüştür. 20.yüzyılda diğer bir ruh hekimi Eugen Bleuler, bu hastalığın kişinin ruhsal hayatında bir yarılma meydana getirdiğini öne sürerek ilk kez şizofreni kelimesini kullanmıştır.

 

Şizofreni Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

 

Şizofreni hastalığı psikolojik hastalıklar içerisinde en ağır olanıdır. Şizofreni hastalığı içine kapanık, sessiz kişilerde daha çok görülmekle birlikte şizofreni hastalığına yakalanan kişilerde şu belirtiler gözlenir;

 

 

  1. Toplum ve ailevi ilişkilerde bozukluk

 

  1. Hastanın kendisini odasına kapatarak ve dış dünya ile bağını koparma eğilimi

 

  1. Etrafındaki kişilerle iletişim kuramama

 

  1. Hastanın yüz ifadesinde ve mimiklerinde donukluk

 

  1. Bireyin kişisel bakımına özen göstermemesi

 

  1. Kitap okurken veya başka bir durumda odaklanmada zorluk çekme

 

Ayrıca hasta halüsinasyonlar görmektedir. Gerçekte var olmayan şeyleri görür, sesler duyar ve yine aynı şekilde kişi gerçekte olmayan şeylere dokunmuşçasına kendini hisseder, gördüğü ve duyduğu seslere göre hareket etmeye başlar ki bu en tehlikelisidir.

 

Bir diğer belirti grubu da kişideki hezeyanlar, yani düşünce bozukluklarıdır. Hezeyanlar hastada mantık dışı düşüncelere, kendisinin takip edildiği şüphesine, radyo veya televizyon seyretmesi esnasında bu iletişim araçlarından kendisine mesajlar geldiğine inanmasına yol açar. Hasta kendi dünyasında adeta bir makine gibi düşünceler üretir sonuç olarak da etrafına saldırma eğilimi gösterir.

 

Şizofreni Hastalığının Görülme Sebepleri

 

Şizofreni bazen genetik olma özelliği taşır. Bu açıdan bakıldığında kişinin doğumu sırasında bu hastalığa yakalanma riskini arttıran bazı etkenler bulunmaktadır. Bu riskler şu şekilde sıralanır.

 

Kişinin anne karnında iken annenin hamilelik döneminde yaşadığı bazı durumlarda bu hastalığa neden olur.

 

Annenin gebelik sırasında beslenme şekli, hamilelik döneminde yaşadığı stres, doğum sırasında yaşadığı zorluklarda bu hastalığı tetiklemektedir. Şizofreni ayrıca 2500 gramdan küçük doğan bebeklerde daha sık görülmektedir.

 

Bir diğer etken ise doğumun yapıldığı zamandır. Özellikle ılıman iklimlerde bahar aylarına yakın zamanlarda yapılan doğumlarda bebeğin şizofreni hastalığına yakalanma riski daha fazladır.

 

Şizofreni Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

 

Şizofreni hastalığının bu zamana kadar net olarak bir tedavisi bulunmamakla birlikte

 

bu hastalığın önlenmesi için uygulanan tedavi yöntemleri şunlardır.

 

 

  1. İlaç Tedavisi: Şizofreni hastalığı tedavisi için en önemli aşamasıdır. Bu hastalığa yakalanan hastalara çeşitli anti depresan ilaçları verilir. İlaç tedavisinde en önemli unsur ilaçların doktor kontrolünde yapılması yani keyfe keder kullanılmamasıdır. Örneğin; hasta kendini iyi hissettiği bir dönemde kullandığı hapları bırakır ise tedavi etkisini kaybeder ve hasta klinik gözetiminde tutulmaya mecbur kalır. Ancak kullanılan ilaçların bazı yan etkileri de bulunmaktadır. Sık görülen yan etkiler arasında vücutta yorgunluk, hareket bozuklukları ve kilo alma bulunmaktadır.

 

  1. Konuşma Yolu ile Tedavi: Tedavinin ikinci aşamasını oluşturur. Hasta hekim karşısında sıkıntılarını, şikayetlerini konuşarak ve tabiri caizse içini dökerek rahatlama eğilimindedir. Bazen hasta evde ailesi ile paylaşamadığı şeyleri doktoruna anlatarak hastalığına çare aramaktadır

 

  1. Psiko bilgilendirme.

 

  1. Alternatif Tıp: Çeşitli gıdalarla gerçekleştirilen tedavi yöntemidir. Burada hususi olarak alkol, kahve ve aşırı şeker tüketiminden uzak durmak gerekir. Önerilen besin maddeleri arasında balık, badem, ceviz, portakal suyu, fıstık, kuru fasulye, nohut, patates, avokado, tavuk, domates ve bol C vitamini içeren portakal, kivi, brokoli, Omega 6 vitamini barındıran yağlar, tüketilmelidir.

 

Etiketler

Dağınık Blog

DaginikBlog.com Bir makale ve Haftalık Burç Yorum sitesidir. Güncel ve yararlı konular hakkında bilgiler edinebileceğiniz , çeşitli makaleler okuyabileceğiniz bir blog sitesidir. Sitemizdeki bütün içerikler bilgilendirme ve gündelik hayatı kolaylaştırmaya yöneliktir.Makale , köşe yazıları ve Burç yorumlarımız işinin ehli Profesyoneller tarafından hazırlanmıştır. daginikblog.com ailesi olarak teşekkür ederiz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı